1919-04-08-TR-001
Türk :: tr
Home: www.armenocide.net
Link: http://www.armenocide.net/armenocide/armgende.nsf/$$AllDocs/1919-04-08-TR-001
Source: TR/Takvîm-i Vekâyi /
Edition: Dîvan-ı Harb-i Örfi Zabıtları
Source First Published: 08/07/1919
Last updated: 03/23/2012


Yozgat Davası Karar Sureti

3617.doc



1

8 Mart Sene 335 Târîhinde İrâde-i Senîye-i Hazret-i Pâdişâhî'ye İktirân Eden Karârnâme ile Müteşekkil

DÎVÂN-I HARB-İ `ÖRFÎ

Muhâkematı Zabıt Cerîdesi

Re'îs : Ferîk Mustafâ Nâzım Paşa

A`zâ: Mîrlivâ' Zekî Paşa, Mîrlivâ' Mustafâ Paşa, Mîrlivâ' `Alî Nâzım Paşa,

Mîralay Receb Ferdî Bey

YOZGAD TEHCÎR VE TAKTÎLİ MUHÂKEMESİ

Vicâhen [yüzlerine karşı] Muhâkemeleri İcrâ' Edilen Maznûnların [sanıkların] Esâmîsi [isimleri]: Yozgad Mutasarrıf Vekîli ve Boğazlıyan Kâ'im-makâmı Kemâl Bey, Yozgad Jandarma Kumandanı Binbaşı Tevfîk Bey

KARÂR SÛRETİ

Muhâkemât-ı cârîye [yürütülen muhâkemeler] vechile [üzerine] tarafeynin [iki tarafın] iddi`â ve ifâdât [ifadeleri] ve müdâfa`âtının istimâ`ından ve bi'l-cümle evrâk [bütün evraklar] ve da`vânın ser-â-pâ [baştan aşağıya] mütâla`a ve tedkîkinden sonra îcâb-ı keyfiyet [durumun gerektirdiği gibi] müzâkere olundukda gerçi maznûnîn [sanıklar] ve vekîl-i müdâfa`aları inkâr-ı töhmet ve taleb-i berâ'at etmekde iseler de ahkâm-ı celîle-yi İslâmîye [Yüce İslâmın hükümlerinin] ve kavânîn-i mevzû`a-yı `Osmânîyenin [Osmanlı kanunları ve hükümlerinin] emir ve ityânına [bildirdiklerine] tebe`an [uyarak] bi'l-`umûm `anâsırı [bütün unsurları/milletleri] yekdiğerinden tefrîk etmeyerek [ayırt etmeyerek] muhâfaza-yı `ırz ve cân ve mâllarının te'mîni ve hukûk-ı `âmmenin her gûne [çeşit] hatar [tehlike] ve halelden [ihlalden] vikâyesi [korunması] kâffe-i me'mûrîn-i devletin [bütün devlet memurlarının] akdem-i vezâ'ifinden [ilk vazifelerinden] bulunduğu hâlde mücrimiyetleri [suçlulukları] taleb olunan Boğazlıyan Kâ'im-makâmı ve Yozgad Mutasarrıf Vekîli Kemâl ve Yozgad Livâ'sı Jandarma Kumandanı Binbaşı Tevfîk Beyler dâ'ire-i me'mûriyetlerinde [memurluk yetkilerinin geçerli olduğu bölgedeki] tehcîri emr olunan Ermeniyanın [Ermenilerin] `âcize kadınlarına ve sagîr [yaşı küçük erkek] ve sagîre [yaşı küçük kız] çocuklarına varıncaya kadar evâmir-i mübellige-i resmîyedeki [resmî olarak bildiren emirlerdeki] istisnâ'ları bile gözetmeksizin li-ecl-il-tehcîr [tehcîr için] sevk eyledikleri kâfileleri teşkîl edenlerin [oluşturanların] kâffesini [hepsini] nukûd ve zî-kıymet [paraları ve kıymetli] eşyâ'larından ba`de't-tecrîd [ayırdıktan sonra] hukûk-ı şahsîyelerini [kişi hukukunu] nazar-ı i`tibâra almaksızın mücerred [yalnız] ihtirâsât-ı zâtîyelerinin [şahsî hırslarının] sevkiyle ba`z-ı eşhâs-ı le'îmenin [bazı alçak şahısların] tebligât ve telkînât-ı hafîye-yi gayr-ı meşrû`alarını [şeriate uymayan gizli emirlerini] bi'l-kabûl [kabul ederek] merkûmların [adı geçenlerin] müreffehen ve sâlimen [rahat ve güvenli şekilde] mahall-i mu`ayyeneye [belirlenmiş olan yerlere] îsâl edilebilmeleri [gönderilmeleri] için ittihâzı [alınması] lâzımgelen tedâbîri [tedbirleri] kat`îyen ve kasden nazar-ı i`tibâra almamak [bilerek dikkate almamak] emr-i muhâfazalarını [korunmalarını] taht-ı te'mîne [güvence altına] almadıkdan başka bi'l-küllîye [birçok] müdâfa`a imkânlarını selb [ortadan kaldırmak] için zükûrun [erkeklerin] kollarını bağlatarak tasmîm ve tarz-ı tatbîki ta`yîn edilen [tasarlanmış ve uygulama şekli belirlenmiş olan] fecâyi`in [faciaların] îkâ`ına [yapılmasına] meydân vermek ve hattâ fecâyi`-i mezkûreyi [zikredilmiş olan faciaları] bi'l-istihbâr [haber alarak] mükerreren istîzâh eyleyen [birkaç kere açıklama isteyen] âmirine karşı ketm-i hakîkatle [gerçekleri saklamakla] vukû`âtın men`ine sedd [engel] çekmek ve eşhâs-ı gayr-ı mes'ûleyi [sorumsuz şahısları] mes'ûl olan [sorumlu] me'mûr ve muhâfızlar üzerine âmir olarak bi'l-i`zâm [göndermekle] makâsid-i le'îmenin [alçakça maksatların] husûlünü [meydana gelmesini] te'yîd [kuvvetlendirmek] ve teshîl eylemek [kolaylaştırmak] sûretleriyle hissiyât-ı insânîye ve medenîye ile vechen min e'l-vücûh [her ne şekilde olursa olsun] kâbil-i te'lîf olamayan [bağdaşmayan] ve tahsîs-i `ind e'l-İslâm [İslâm’ın huzurunda-gözünde] kebâ'ir cinâyâtdan [büyük suçlardan] ma`dûd olan [sayılan] envâ`-ı kıtâl [öldürme çeşitleri] ve nehb [çapulculuğa] ve gârâta [yağmalara] sebebiyet vermiş oldukları istimâ` olunan şühûdun [dinlenen şahitlerin] <1Sl> `ale'd-derecât [sırayla] vâki` olan kanâ`at-bahş şahâdâtından [ikna edici şahitliklerinden] ve ba`z-ı me'mûrîn-i `askerîye [askerî memurların] beynlerinde [arasında] te`âtî edilen [birbirlerine verdikleri] muhâberât-ı resmîye-i telgrafiye [resmî telgrafların] mündericâtından [içindekilerden] ve maznûnîn-i mûmâ-ileyhümânın [adı geçen sanıkların] redd ve cerhi tazammun etmeyen [kabul ettiklerini içermeyen] ecvibe-yi `adîdeleri [benzer cevaplarının] tedkîkâtından ve tehcîr kâfilelerindeki sigâr [küçük çocuk] ve nisvânı [kadınları] velî ve mukarreblerinden [akrabalarından] tefrîk [ayırt] etdirilmeleri ef`âl-i mebsûtadaki [bahsedilmiş olan fiillerdeki] menvîyât ve makâsidlerini [maksatlarını] izhâr eylediğinden [meydana çıkardığından] ve en nihâyet müdâfa`a vekîllerinin ve maznûnların [sanıkların] istimâ` olunan [dinlenen] son müdâfa`alarından dârü'l-harekâtda [hareket sahasında-olayın olduğu yerde] ve bâ-husûs [özellikle] düşman ülkesinde ve taht-ı işgâlinde [işgali altında] bulunan mahallerinde ba`z-ı sebük-mağzân [bazı akılsız] komitecilerin teşvîk ve teşcî`lerine [kışkırtmalarına ve cesaretlendirmelerine] kapılarak düşman tarafına teveccüh ve harekât-ı ihtilâlîyeye iştirâk [katılmaları] ve kıyâm eylemeleri [ayaklanmaları] Memâlik-i `Osmânîye’nin diğer taraflarında bulunan milletdaşlarının efkâr-ı fâside-yi mezbûreyi [zikredilmiş olan kötü düşüncelere] mürevvic [taraftar] olmalarına delîl olamayacağı zamân zamân zuhûr eden [meydana gelen] bu gibi teşebbüsât-ı mefsedetkârâneye [bozgunculara yakışır teşebbüslere] Ermeni milletinin bir cüz'i [bölümü] iştirâk eylemiş ve mütebâkîsinin [katılmayan kısmının] suver-i `adîde [benzer şekilde] ile isbât-ı sadakat ve merbûtiyet etmiş [sadakatlarını ve bağlılıklarını göstermiş] olmalarıyla müberhen [ispat etmiş] ve her me'mûrun bâlâda [yukarıda] muharrer [yazılı] olduğu vechile [üzere] hissiyât-ı millîye [milli hisler] ve agrâz-ı şahsîyeden [şahsî maksatlardan] nefsini tecrîd ederek [ayırarak] bî-hasb-el-me'mûrîye [memurluğun gereği] yed-i emânetine mevdû` [kendisine emanet edilen] ahâlînin bilâ-tefrîk-i cins ve mezheb [cins ve mezhep ayrımcılığı yapmaksızın] peder-i müşfikleri [merhamet sahibi olan babaları] gibi muhâfaza-yı hayât ve hukûklarına hasr-ı vücûd bir emr-i mutlak [hayatlarını ve haklarını korumak için kesin bir emir] olduğu hâlde mûmâ-ileyh [dı geçen] Kemâl Beyin müdâfa`atında der-miyân etdiği [ileri sürdüğü] gibi Van ve Erzurum ve Bitlis cihetlerindeki [taraflarındaki] Ermenilerin Müslümânlara karşu revâ gördükleri mezâlimin mes'ûliyetini [sorumluluğunu] şâyân-ı ehemmiyet harekât-ı ihtilâlîyede [önemli bir ihtilal hareketinde] bulunmadıkları anlaşılan Yozgad'da mütevattın [yerleşmiş] Ermenilere tahmîle [yüklemeye] hiç bir cevâz-ı kânûnî ve vicdânî bulunamadığı [vicdan ve kanun izin vermediği] hâlde merkûmûn [adı geçenlerin] haklarında hiss-i intikâm ve ağrâz-ı şahsîye [şahsî maksatlarını] izhârı [meydan getirmek] ve hattâ yalnız zîr-i idâresinde [idaresi altında] bulunan sancak ahâlî-i İslâmîyesini değil bi'l-`umûm [bütün] İslâmların millet-i merkûme [adı geçen millet] `aleyhine bi'l-mukâbile [karşılık olarak] taktîl fikr-i sakîmde [hastalıklı katliam fikrinde] bulunmalarını tabî`î ve `âdetâ lâzım görmesi evrâk-ı mevcûde [elimizde olan evraklar] meyânında ve mündericâtı [arasında ve içinde] üç şahs-ı gayr-ı mes'ûlün [sorumsuz şahsın] me'mûr-u resmî üzerine âmir ve her gûne [çeşit] emirlerine itâ`ate kâfile <2Sa> muhâfızlarını mecbûr kılmış olan hatt-ı destiyle [el yazısıyla] muharrer [yazılı] vesîkanın [belgenin] irsâlinden [gönderilmesinden] maksadı kâfile eşhâsının taktîli [katliamı] olduğunda şübhe ve tereddüd bırakmadığından delâ'il-i mebsûta [bahsedilmiş olan deliller] ve berâhîn-i kâtı`a-yı mezkûreye [zikredilmiş olan kesin delillere] karşu maznûnân-ı mûmâ-ileyhümâ [adı geçen sanıklar] ile müdâfa`a vekîllerinin der-miyân etmiş [ortaya koymuş] oldukları müdâfa`ât küllîyen [büsbütün] bâtıl [haksız] görülmüş ve Müdde`î-i `Umûmîliğin [savcılığın] Mülkîye Cezâ' Kânûnnâmesi'nin 56'ncı mâddesinin tatbîki [uygulanması] yolundaki talebi dahi gayr-ı muvâfık [uygunsuz] bulunmuş olmagla mûmâ-ileyhümâ [adı geçen] Kemâl ve Tevfîk Beyler'in Mülkiye Cezâ' Kânûnnâme-yi Hümâyûnu'nun 45'nci mâddesi mûcibince [gereğince] mücrimiyetlerine [suçlu olduklarına] müttefikan [oybirliğiyle] karâr verildikden sonra ta`yîn-i cezâ'ları [cezalarının belirlenmesi] hakkında cereyân eden müzâkere netîcesinde irtikâb eyledikleri [işledikleri suçlar] ef`âl-i cinâ'îye mezkûr [zikredilmiş olan] kırk beşinci mâddede zikr olunduğu vechile [üzere] hem-fi`il [suç ortağı] `add [kabul] olunarak mücrimîn-i merkûmînin [adı geçen suçluların] her biri fâ`il-i müstakil [tek bir fail gibi] `addi [kabulü] ve ancak Kemâl Beyin mezkûr [adı geçen] sancağının en büyük mülkîye me'mûru olduğu hâlde taktîl [katliam] ve nehb [çapulculuk] ve gârât [yağmalar] ef`âl-i cinâ'îyesinin [suç fiillerinin] tarz-ı icrâ'sını [yapılma şeklini] tertîb [düzenleme] ve bir takım gayr-ı mes'ûl eşhâsı [sorumsuz şahısları] tehcîr kâfilelerine terfîk etmek [katarak] ve merâtibe [rütbede ast üst kuralına] ri`âyet etmeğe bile lüzûm görmeyerek doğrudan doğruya kâfile me'mûr-u resmîsi Şükrü Çavuşu eşhâs-ı merkûmenin [zikredilmiş olan şahısların] emrine itâ`ate sevk etmesi hasebiyle fâ`il-i aslî ve merkûm [zikredilmiş olan] Tevfîk Beyin de fer`an zî-medhal [ikinci dereceden suçlu] olduğuna kanâ`at-i tâmme-yi vicdânîye [vicdanlarda tam bir görüş] hâsıl olmagla [meydana gelmekle] taktîl [katliam] ve nehb [çapulculuk] ve gâretden [yağmalardan] tahaddüs eden [meydan gelen] ef`âl-i mezkûre [zikredilmiş olan fiillere] ber vech-i bâlâ [yukarıda olduğu gibi] kırk beşinci mâddeye tatbîkan [uygun olarak] hem-fi`il [suç ortağı] olub <2Sl> `Askerî Cezâ' Kânûnnâme-yi Hümâyûnu'nun yüz yetmiş birinci ve Mülkîye Kânûnnâme-yi Hümâyûnu'nun yüz yetmişinci mâddelerine mutâbık [uygun] ve mezkûr [zikredilmiş olan] yüz yetmiş birinci mâdde ise [gerek müsellah [silahlı] ve gerek gayr-ı müsellah [silahsız] `alenen tehâcüm [saldırı] ile ve gerek kesr-i sûr ve ebvâbla [kapı ve duvarları kırarak] ve gerek eşhâs [şahıslar] üzerine icrâ'-yı tazyîkle [baskıyla] müctemi`an [toplu halde] zahîre ve erzâk ve emti`a [malları] ve eşyayı yağma ve tahrîb etmek ... i`dâm] ve Mülkîye Cezâ' Kânûnnâme-yi Hümâyûnu'nun yüz yetmişinci mâdde-yi kâ'imesi [yürürlükte olan maddesi] dahi [ta`ammüden [önceden planlayarak] bir şahsı katl eden veyâ âbâ' [babalarından] ve ecdâd [büyükbabalarından] ve ümmehât [annelerinden] ve ceddâtından [ninelerinden] birini velev min gayr-ı ta`ammüd[in] [önceden planlanmasa bile] kasden katl eyleyen kimse i`dâm olunur] bi-`ibâretihâ [cümleleriyle] bulunduğundan mücrimân-ı merkûmândan [zikredilmiş olan suçlulardan] Kemâl'in i`dâm ve sâlifü'z-zikr [zikredilmiş olan] kırk beşinci mâddenin fıkra-yı sânîyesi [ikinci fıkrası] dahi [eğer fi`il-i aslî i`dâm veyâ mü'ebbed kürek cezâ'larını müstelzem [gerektirir] ise fer`an zî-medhal [ikinci dereceden suçlu] olanlar hakkında on seneden aşağı olmamak üzere muvakkat [geçici olarak] kürek] deyü muharrer [yazılı] bulunduğuna binâ'en [dayanarak] Tevfîk'in dahi on beş sene muvakkat [geçici olarak] kürek cezâ'larıyla tecziyelerine [cezalandırılmalarına] müttefikan [oybirliğiyle] karâr verildi.

6 Receb 337 8 Nîsân 335

Receb Ferdî `Alî Nâzım Mustafâ Zekî Nâzım

-------------------

Dîvân-ı Harb-i `Örfî Hey'eti Âmiri

`Âbidin Dâver

Takvîm-i Vekâyi` 3617, S. 1-2, Yozgad Tehcîr ve Taktîli Muhâkemesi, Karâr Sûreti



Copyright © 2011-2018 Taner Akçam: www.armenocide.net A Documentation of the Armenian Genocide in World War I. All rights reserved