1919-05-24-TR-001
Türk :: tr
Home: www.armenocide.net
Link: http://www.armenocide.net/armenocide/armgende.nsf/$$AllDocs/1919-05-24-TR-001
Source: TR/Takvîm-i Vekâyi /
Edition: Dîvan-ı Harb-i Örfi Zabıtları
Source First Published: 08/09/1919
Last updated: 03/23/2012


Büyükdere Davası Karar Sureti

3618.doc



1

8 Mart Sene 335 Târîhinde İrâde-i Senîye-i Hazret-i Pâdişâhî'ye İktirân Eden Karârnâme ile Müteşekkil

DÎVÂN-I HARB-İ `ÖRFÎ

Muhâkematı Zabıt Cerîdesi

Re'îs : Mustafâ Nâzım Paşa

A`zâ: Mîrlivâ' Zekî Paşa, Mîrlivâ' Mustafâ Paşa, Mîrlivâ' `Alî Nâzım Paşa,

Mîralay Receb Ferdî Bey

BÜYÜKDERE TEHCÎRİ MUHÂKEMESİ

Vicâhen [yüzlerine karşı] Muhâkemeleri İcrâ' Edilen Maznûnların [sanıkların] Esâmîsi [isimleri]: Büyükdere Merkez Me'mûr-u sâbıkı Kerîm Bey, Büyükdere Muhtârı Laz Celâl Efendi, Büyükdere'de mukîm [ikamet eden] eşrâfdan Selânikli Refîk Hıfzı Bey; Büyükdere'de mukîm Hâfız Mahmûd Efendi

KARÂR SÛRETİ

Büyükdere mıntakasında sâkin [oturan] `anâsır-ı gayr-ı müslimenin tehcîri içün hükûmetce verilen mehl-i kâfîyi [gerekli süreyi] mahzen [sırf] menâfi`-i şahsîye ve hasîselerinin [şahsî ve alçakça menfaatlerinin] te'mîni emeliyle taklîl [azaltmak] ve şu sûretle muhâcirînin emvâl ve eşyâ'larını olduğu gibi bırakmağa icbâr [mecbur etmek] ve emvâl-i metrûkelerini [terkedilmiş mülklerini] yağma ve gâret [yağma] ve mahfûz olanlarını [korunanları] da âlet-i mahsûsa isti`mâliyle [özel yollar kullanarak] ahz ve sirkat eyledikleri [aldıkları ve çaldıkları] iddi`âsından dolayı maznûn-ı `âleyhüm [sanık] olan Büyükdere Merkez Me'mûr-u sâbıkı `Abdü'l-kerîm ve tüccârdan Selânikli Refîk Beylerle Rizeli Celâl ve Hâfız Mahmûd Efendi haklarında icrâ' kılınan muhâkemât netîcesinde istimâ` olunan [dinlenen] tarafeynin [iki tarafın] iddi`â ve ifâdât ve müdâfa`âtı ve bi'l-cümle [bütün] evrâk-ı da`vâ ve zavâbıt-ı mahkeme [mahkeme zabıtlarının] mündericâtı [içindekileri] ser-â-pâ [baştan aşağıya] mütâla`a ve tedkîk ve keyfiyet ta`mîk olundukdan [derinlemesine incelendikten] sonra îcâbı lede'l-müzâkere [müzakere gereğince] maznûnîn-i mûmâ-ileyhümden [adı geçen sanıklardan] `Abdü'l-kerîm ve Refîk Beylerin emvâl-i mezkûreyi yağma ve gâret [yağma] ve emvâl-i mebhûseden [bahsolunan mülklerden] mahfûz olanları da sirkata [çalmaya] cür'et eyledikleri hakkında kanâ`atbahş-ı vicdân olacak [vicdanları ikna edecek derecede] bir gûnâ [çeşitli] delâ'il [deliller] ve emârâta [işaretler] dest-res [elde edilmiş] olunamayub ancak mûmâ-ileyh `Abdü'l-kerîm Beyin ahkâm-ı celîle-yi İslâmîye [yüce İslâmın hükümlerinin] ve kâvânîn-i mevzû`â-yı `Osmânîyenin [Osmânlı kanunlarının] emr ve ityânına [bildirdiklerine] tebe`an [uyarak] bi'l-`umûm `anâsırı [bütün unsurları] yekdiğerinden tefrîk [ayırt] etmeyerek muhâfaza-yı `ırz ve cân ve mâllarının te'mîni ve hukûk-u `âmmenin her gûnâ [çeşitli] hatar [tehlike] ve halelden [ihlalden] vikâyesi [korunması] akdem [ilk] ve akdes-i vezâ'ifinden bulunduğu [kutsal vazifelerinden olduğu] hâlde ahvâl-i harbîye [savaş] dolayısıyla cihet-i `askerîyeden gösterilen lüzûm üzerine bi'l-ihrâc [göç yoluyla] mahall-i âhere [başka yerlere] nakl olunan eşhâsın [şahısların] emvâl-i menkûle ve gayr-ı menkûlelerinin hüsn-ü muhâfazası [iyi korunması] içün ciddî bir tedbîr ittihâz etmemek [almamak] sûretiyle işbu vazîfe-yi mevdû`asında [kendisine verilen vazifesinde] bilâ-sebeb-i makbûl [kabul edilebilir sebepler olmaksızın] ihmâl ve terâhî [gevşeklik] göstererek eşhâs-ı merkûmenin [adı geçen şahısların] emvâl-i menkûlelerinin zayâ`a [kayba] uğramasına ve emvâl-i gayr-ı menkûlelerinin de dûçâr-ı hasâr olmasına [hasar görmesine] sebebiyet verdiği ve Refîk Beyin dahi taraf-ı devlet-i `alîyeden bir gûnâ [herhangi bir] salâhiyet ve me'zûniyeti [yetki ve görevi] olmaksızın münâsebetdâr bulunduğu [tanışıklık kurduğu] ekâbir-i me'mûrîn [yüksek dereceli memurlar] ile temâsda bulunmasına iğtirâren [güvenerek] me'mûrîn-i mülkîye ve zâbıtaya müteferri` [ait olan] ba`z-ı mevâddı [bazı işleri] icrâ' ederek kezâlik hukûk-u `ibâdın zayâ`ına [yok olmasına] ba`is [sebep] olduğu şühûd-ı <1Sl> müstemi`anın [dinlenen şahitlerin] ma`a'l-kasem [yemin ederek] ve `ale'd-derecât [sırayla] vukû` bulan şahâdâtından [şahitliklerden] ve muhâkemât-ı cârîyeden [yürütülen muhâkemeden] mütehassıl [doğan] kanâ`at-ı vicdânîye [görüş] ile sâbit ve nümâyân [ispat ve aşikâr olmuştur] ve müdde`î-yi `umûmîlik [savcılık] makâmının mûmâ-ileyhümânın [adı geçenlerin] berâ'atleri yolundaki iddi`âsı ve müdâfa`a vekîllerinin de bu husûsâta mütedâ'ir [dair] müdâfa`aları iltifâta [dikkate] gayr-ı şâyân bulunmagla [layık bulunmamakla] mûmâ-ileyhümâdan [adı geçenlerden] `Abdü'l-kerîm Beyin olvechile [bu yolla] vazîfe-yi me'mûresini sû'-i isti`mâl etmek ve Refîk Beyin dahi ber-vech-i muharrer [yazıldığı üzere] bir gûnâ [herhangi bir] salâhiyet ve me'zûniyeti [yetkisi ve görevi] olmaksızın me'mûrîne müteferri` [ait olan] ba`z-ı mevâddı [işleri] icrâ' eylemek fi`illerinin fâ`illeri olduklarına ve `Abdü'l-kerîm Beyin hareketi Mülkîye Cezâ' Kânûnnâme-yi Hümâyûnu'nun yüz ikinci ve Refîk Beyin fi`ili de kânûn-ı mezkûrun [zikrolunan kanunun] yüz otuzuncu mâddelerine muvâfık [uygun] ve mâddeteyn-i mezkûreteyn dahi bi-`ibâretihâ [zikrolunan iki maddenin aynısıyla]: [me'mûrîn-i devletden biri vazîfe-yi me'mûriyetini îfâ'da [yapmakta] bilâ-sebeb makbûl [kabul edilebilir sebep olmaksızın] ve ihmâl ve terâhî eyler [gevşeklik gösteririse] veyâ âmirinin ahkâm-ı kânûnîyeye [kanun hükümlerine] müsteniden [dayanarak] i`tâ eylediği [verdiği] evâmiri [emirleri] kezâ bir gûne [herhangi bir] sebeb-i makbûl [kabul edilebilir sebep] olmaksızın icrâ' eylemezse me'mûriyetinin derecesine göre üç liradan yüz liraya kadar cezâ'-yı nakdî [para cezası] alınur ve işbu ihmâl ve terâhîden [gevşeklik göstermekten] veyâ âmirin kânûna müstenid olan [dayanan] evâmirini [emirlerini] `adem-i icrâ'dan [yerine getirmemekten] devletce bir mazarrat [zarar] husûle gelmiş [ortaya çıkmış] ise derecesine göre bir haftadan üç seneye kadar habis cezâ'sıyla berâber mü'ebbeden veyâ muvâkkaten [geçici bir süre] rütbe ve me'mûriyetden mahrûmiyet cezâ'sı dahi hükm olunur. Ve bu fi`ilden efrâdca [ferdî] bir gûne [çeşit] zarar hâsıl olmuş ise o da başkaca tazmîn [e]tdirilür] [ödettirilir], [her kim Devlet-i `alîyeden salâhiyet ve me'zûniyeti [yetki ve görevi] olmaksızın hodbehod [başına buyruk] me'mûriyet-i mülkîye ve `askerîye sıfatında görünür veyâhûd bu me'mûriyetlere müteferr`i [ait olan] mevâddı [işleri] icrâ' eylerse üç aydan eksik olmamak üzere habis cezâ'sıyla mücâzât olunur [cezalandırılır]] `ibârâtını nâtık olduğundan [cümleleriyle beyan edildiğinden] işbu mevâdd-ı kânûnîye ahkâmına [kanun maddelerinin hükümlerine] tevfîkan [uygun olarak] `Abdü'l-kerîm Beyin bidâyet-i tevkîfi [tutukluluk halinin başlangıcı] olan 12 Cemâdi'ü'l-evveli 37 târîhinden bi'l-`itibâr [itibaren] bir sene müddetle habsine ve bir sene müddetle de me'mûriyetden mahrûmiyetine ve Refîk Beyin dahi ibtidâ'-yı tevkîfi [tutukluluk halinin başlangıcı] olan 21 Receb 337 târîhinden i`tibâren ve esnâ-yı muhâkemede kendisinin dalyana ihtiyâcı olmayub mücerred [yalnız] tâze balık yemek içün dalyanı tutduğunu söylediği <2Sa> hâlde `Aleko ve `Ömer Efendilerin müştereken müste'cir [ortak kiracı] bulundukları dalyan konturatını kendi üzerine kerhen [zorla] ciro etdirmesi ve tâze balıkla iktifâ etmeyerek [yetinmeyerek] ancak otuz beş lira bedel-i îcâr [kira bedeli] mukâbilinde [karşılığında] bütün dalyan ve ağlarla vâridât-ı sâ'irenin [diğer gelir getirenlerin] sâhibi olan `Aleko'nun bin sekiz yüz liralık hisse-yi temettu`unu [kârını] ahz etmesi [alması] sebeb-i şiddet `add olunarak [sayılarak] iki sene müddetle habse konulmasına ekseriyetle [çoğunlukla] ve Celâl ve Hâfız Mahmûd Efendilerin ef`âl-i müdde`â-bihâ [davaya sebeb olan fiillere] mücâseretleri [yeltendikleri] usûlen sâbit olamadığından berâ'atlerine ve bunlardan Celâl Efendinin sebeb-i âhere [başka bir sebepten] mebnî [dolayı] mevkûf [tutuklu] olmadığı takdîrde tahliye-yi sebîline [salıverilmesine] ve cereyân eden muhâkeme esnâsında bu bâbda medhal-dâr [bu işe karışmış] oldukları hiss olunan ba`z-ı zevât [kişiler] hakkında dahi ta`kîbât-ı kânûnîye icrâ'sına ittifâk-ı ârâ [oybirliği ] ile ve vicâhen [yüzlerine karşı] karâr verildi.

23 Şa`bân 337 24 Mayıs 335

Receb Ferdî `Alî Nâzım Zekî Nâzım

Maznûn-ı `aleyhümden [sanıklardan] Refîk Bey hakkında mûcib-i mes'ûliyet [sorumlu tutulması gereken] bir cürm-ü kânûnî [kanunca suç sayılan] sübût bulmadığından [meydana çıkmadığından] ve zâten ekseriyetin karârı vechile [gereğince] müdde`î-yi şahsîler [kişisel iddialar] kabûl edilmediği gibi da`vâ-yı şahsîye dahi bu mahkemede rü'yet olunmadığından [muhâkeme edilmediğinden]<2Sl> ve `Abdü'l-kerîm Beye gelince mûmâ-ileyhin [adı geçenin] âmirinden almış olduğu emri îfâ' ederek şahsî hiç bir menfa`ata çalışmamış ve nehb [yağma] ve sirkata [çalmaya] mücâseret edenlerle [yeltenenlerle] hânelere cebren girenlerden ba`zıları hakkında hâl ve zamânın müsâ`adesi nisbetinde [derecesinde] ta`kîbâtda bulunmuş ve şikâyât-ı vâkı`anın [yapılan şikayetlerinin] esbâb-ı aslîye ve ma`kûlesi [asıl ve mantıklı sebepleri] ma`a't-te'essüf [yazık ki] cihet-i `askerîyeye mensûb ba`z-ı zâbıtân [subaylar] ve efrâdın [erlerin] harekâtından münba`is olmuş idüği [ileri geldiği] şühûdun [şahitlerin] ifâdâtından ve cereyân-ı muhâkemeden anlaşılmış ve nefs-i pâyitahtda [İstanbul‘da] `umûmun gözleri önünde vukû`bulmuş olan Büyükdere nakil hâne mes'elesindeki tazyîkât ü teserru`âtın [baskınlarda] başkalarından aranılması îcâb edeceği derkâr bulunmuş [belirtilmiş] ve zâten cebr [zorla] ve şiddet ile hânelere giren ve eşyâ'yı sirkat eden [çalan] cihet-i `askerîyeye mensûb zevâtın [kişilerin] gönderilmeleri Harbîye Nezâret-i Celîlesine iş`âr olunduğu [bildirildiği] hâlde henüz gönderilmemiş olduğundan mûmâ-ileyhümâ [adı geçenlerden] Refîk ve `Abdü'l-kerîm Beylerin dahi berâ'atleri re'yindeyim.[görüşündeyim]

Mustafâ

__________________________________________________________________________

Dîvân-ı Harb-i `Örfî Zabıt Hey'eti Âmiri

`Âbidin Dâver

Takvîm-i Vekâyi` 3618, S. 1-2: Büyükdere Tehcîri Muhâkemesi, Karâr Sûreti



Copyright © 2011-2018 Taner Akçam: www.armenocide.net A Documentation of the Armenian Genocide in World War I. All rights reserved