1920-07-29-TR-001
Türk :: tr
Home: www.armenocide.net
Link: http://www.armenocide.net/armenocide/armgende.nsf/$$AllDocs/1920-07-29-TR-001
Source: TR/Vakit; /
Edition: Dîvan-ı Harb-i Örfi Zabıtları
Source First Published: 07/29/1920
Last updated: 03/23/2012


Erzincan Davası Karar Sureti

Erzincan



Vakit, 29 Temmuz 1920, s.2

ERZİNCAN TEHCîR VE TAKTîLİ

Dîvân-ı Harb-i ‘Örfî’de Verilen Hükümler

Birinci Dîvân-ı Harb-i Örfî’den: Tehcîr esnâsında Erzincan Ermenileri’ni katl ve imhâ ve mallarını yağmâ eyledikleri iddi’âsıyla maznûn-ı ‘aleyhim [sanık] olan ve ‘Askerî Tevkîf-hânesinde mevkûf [tutuklu] iken mukaddemâ [önceden] Düvel-i İ’tilâfiyyece [İtilaf Devletlerince] Malta’ya sevk olunan Erzincan Mutasarrıf-ı Esbakı kırk dört yaşında Muğla’da mütevellid [doğmuş] Memdûh Bey bin Tayyâr ve el-yevm [bugün] mezkûr [adı geçen] tevkîf-hânede mevkûf [tutuklu] bulunan ve Eyüb’de kâ’in Hüsrev Paşa Dergâhı Şeyhi Kâ’im- Birâderi [kayınbirâderi] Fevzi Efendi’nin nezdinde ikâmet ve Erzincan’da otelcilik eden kırk beş yaşında Erzincan’ın Kurşunlu Mahallesi Ahâlîsi’nden Hâfız ‘Abdullah ‘Avni Efendi bin Hâcı Hüseyin ve hâl-i firârda [kaçak] bulunan Erzincan Meb’ûs-ı Esbakı [Erzincan Eski Mebusu] Hâlit ve Erzincanlı Hâcı Vahîd-zâde Rızâ Efendilerle Dersim ‘Aşîret Rü’esâsı’ndan [Reislerinden] ve eşkıyâ-yı meşhûreden [meşhur eşkıyalardan] Karmo Yusuf ve Erzincanlı Jandarma Çavuşu Arslan ve Erzincan’ın Pülümür Kazâsı’na merbût Dâniz Bey Nâhiyesi Müdîri ve ‘Aşîret Reîsi Kâgü haklarında icrâ kılınan muhâkeme ve tedkîkât neticesinde bunlardan seferberliğin bidâyet-i i’lânında [başlangıcında] taht-ı silâha [silah altına] alınmayarak Erzincan Jandarma Dâiresi’nde gûyâ yazıcı sıfatıyla alıkonulmuş olan Hâfız ‘Abdullah ‘Avni Efendi’nin tehcîrden iki mâh [ay] mukaddem [önce] silâh terhîsi münâsebetiyle ve hüviyyetleri anlaşılamayan rüfekâsıyla [arkadaşlarıyla] köylere giderek Ermenilere birçok işkence ve ezâ eylediği ve ba’zı küçük çocukları eslihanın [silahların] nerede bulunduğunu ikrâr ettirmek [söyletmek] üzere bi’z-zât sopa ile darb ederek vefâtlarına sebebiyyet verdiği gibi merkûm [adı geçen] Hâfız ‘Abdullah ‘Avni ve Meb’ûs-ı Esbak Hâlit Efendilerle Karmo Yusuf ve Arslan ve Kâgü’nün sûret-i mahsûsada [özel olarak] tertîb ve teşkîl edilen hüviyyetleri mechûl çete efrâd-ı mel’ûnesiyle [alçak çete ferdleri] müştereken ezmine-i muhtelifede [çeşitli zamanlarda] ve Erzincan’ın gâyet yakın mesâfesinde kâ’in [olan] Zenberek Köprüsü ve Telli(Tebelli) Çayı ve Kemâh Boğazı nâm mahallerde tehcîr edilmek üzere cem’ [toplanan] ve sevk olunan binlerce kişiden sıbyân [çocuk] ve ‘acezeden [yaşlılardan] mürekkeb Ermeni kâfilelerinin önüne çıkarak müsellahan [silahlı] bi’l-hücûm [hücum ederek] ekserîsi katl ve imhâ ve mallarını nehb ü yağma [gasb ve yağma] ve merkûmûndan [adı geçenlerden] Hâfız ‘Abdullah ‘Avni ve Rızâ Efendilerin kezâlik [keza] ma’iyyetlerindeki çete efrâdıyla birlikte yetmiş kadar Ermeni’yi nehre ilkâ [bırakma/atma] ve su içinde çabalayanları da kurşunla cerh [yaralama] ve ifnâ’ [yok] eyledikleri ve yine merkûm [adı geçen] Hâfız ‘Abdullah ‘Avni Efendi’nin iki atlı refîki [arkadaşı] ile birlikte Erzincan Kasabası dâhilinde Haçik Efendi nâmında birisini cebren [zorla] almak üzere leylen [geceleyin] hânesine bi’t-ta’arruz [saldırarak] fakat hâne derûnunda [içinde] vukû’ bulan feryâd ve istimdâda [yardım istemeye] yetişen komşuları ba’zı hamiyyetli zâbitân tarafından tahlîs [kurtarılma] ve hânesi kapısına kendi neferlerinden iki nöbetçi ikâme edilmek sûretiyle tâ-be-sabâh [sabaha kadar] muhâfaza edildiği ve yine Hâfız ‘Abdullah ‘Avni Efendi’nin köylere dahi ‘azîmetle [giderek] alıp Erzincan’a getirdiği ba’zı Ermenilere envâ’-i işkence icrâ ettiği ve tehcîrin hitâmından [bitmesinden] evvel bir müddet-i kalîle [az zaman] zarfında verilen vesîka ve tedârük ve i’tâ olunan [verilen] araba ile ve Sivas tarîkiyle Edirne’de İttihâd ve Terakki Müfettişi olan Birâderi Ganî Bey’in nezdine ‘â’ileten ve müreffehen i’zâm olunduğu [gönderildiği] muvâceheten [yüzleşme] istimâ’ [dinlenen] olunan mazbûtü’l-esâmî [isimleri zapta geçen] şühûd-ı müte’addidenin [birçok şahidin] ve ez-an-cümle [o cümleden] Erkân-ı Harbiyye Kâ’im-makâmları’ndan Rızâ Bey’in mâ’a’l-kasem [yemin ederek] ve ‘ale’d-derecât [sırasıyla] vâki’ olan ihbârâtından ve bedâhet [açıklık] derecesinde olan fecâyi’-i mebhûseyi [bahsedilen faciayı] nev-‘ummâ [bir suretle] gâh i’tirâf ve gâh külliyyen inkâr tarzındaki ifâdâtından [ifadelerinden] mütehassıl [meydan gelen] kanâ’at-ı vicdâniyye ile mertebe-i sübûta [sabit olmaya] vâsıl olduğundan [ulaştığından] merkûmûndan [adı geçenlerden] Hâfız ‘Abdullah ‘Avni ve Hâlit Efendilerle Karmo Yusuf ve Arslan ve Kâgü’nün fecâyi’-i mezkûrenin [adı geçen facianın] fâ’il [yapan] ve mürtekibleri [düzenleyenleri] olmak üzere mücrimiyyetlerine [suçlu olduklarına] ve hareketleri Mülkiyye Cezâ Kânûn-nâme-i Hümâyûnu’nun kırk beşinci mâddesi’nin (Eşhâs-ı müte’addide [birden fazla kişi] bir cinâyet veya cünhayı [küçük suçu] müttehiden [birlikte] îkâ’ eder [yapar] ve yâhûd ef’âl-i müte’addideden [birçok eylemden] mürekkeb olan bir cinâyet veya cünhadan [küçük suçtan] birtakım eşhâsdan [şahıslardan] her biri cürmün [suçun] husûlü [ortya çıkması] maksadıyla ef’âl-i mezbûreden [adı geçen işlerden] birini veya birkaçını icrâ eylerse eşhâs-ı mezkûreye [adı geçen şahıslara] hem-fi’l [suç ortağı] denilir ve cümlesi fâ’il-i müstakill [suçu kendi işlemiş gibi] gibi mücâzât olunur [cezalandırılır]) diye muharrer olan birinci fıkrası delâletiyle [yol göstermesiyle] kânûn-ı mezbûrun [adı geçen kanunun] yüz yetmişinci ve ‘Askerî Cezâ Kânûnu’nun yüz yetmiş birinci mâddelerine muvâfık ve mâddeteyn-i mezkûreteyn [adı geçen maddeler] dahî (Ta’ammüden [kasden] bir şahıs katleden veya eben [babalar, dedeler] ve ecdâd [atalar] ve ümmehât [analar] ve ceddâtından birini velev min gayr-i ta’ammüd kasden [ister kasıtlı, ister kasıtsız] katl eyleyen kimse i’dâm olunur) (Gerek müsellah [silahlı] ve gerek gayr-ı müsellah [silahsız] ‘alenen tehâcüm [hücum] ile ve gerek kesr-i sûr [duvar kırmak] ve ebvâb [kapılar] ile ve gerek eşhâs [şahıslar] üzerine icrâ-yı tazyîk [baskı uygulamak] ile müctemi’an [toplu bir halde] zahîre ve erzâk ve emti’a veya eşyâyı yağmâ ve tahrîb etmek i’dâm) ‘ibârâtını nâtık [beyan] olduğundan işbu mevâdd-ı kânûniyye [kanun maddeleri] ahkâmına tevfîkân merkûmûn [adı geçenler] Hâfız ‘Abdullah ‘Avni ve Hâlit ve Karmo Yusuf ve Arslan ve Kâgü’nün i’dâmlarına ve maznûn-ı ‘aleyhimden [sanıklardan] Hâcı Vahîd-zâde Rızâ Efendi’nin ahîren [yakın zamanda] vefât etmiş olduğu ‘inde’l-muhâkeme [araştırma sonucunda] anlaşıldığından onun hakkındaki hukûk-ı ‘umûmiyye da’vâsının sukûtuna [düşmesine] ve Memdûh Bey’in de Malta’ya nakledilmiş olmasından ve diğer bir mâddeden dahî rüfekâ-yı sâ’iresiyle [diğer arkadaşlarıyla] taht-ı muhâkemede [yargılanmakta] bulunmasından dolayı ileride tevhîden [birlikte] rü’yet olunmak [bakılmak] üzere muhâkemenin tefrîkine [ayrılmasına] ve cerâ’im-i mebhûsede [bahs edilen suçlarda] maznûniyyetleri [suçlulukları] anlaşılan Erzincan Mevki’ Kumandan ve ‘Askerî Fabrikalar Müdîr-i Esbakı Kâ’im-makâm Ahmed Vefîk ve Erzincan Mekteb-i İ’dâdî-i ‘Askerî Müdîr-i Sâbıkı Trabzonlu Binbaşı Hâfız Süleymân Beylerle Erzincan Jandarma Taburu Kumandanı Yüzbaşı İsmâ’il Hakkı ve Erzincan Jandarma Zâbitânı’ndan Mülâzım Cemîl ve Süleymân ve Jandarma Başçavuşu Erzincanlı Hâlid Efendilerle Erzincan Eşrâfı’ndan Yaşar Bey ve Jandarma Sivaslı Deli Mehmed ve Erzincan Mekteb-i İ’dâdî-i Askerî Müdîr Muâvini Yüzbaşı ‘Âsım ve mekteb-i mezkûr Dâhiliyye Zâbitânı’ndan Mülâzım Cezâyirli Mehmed Efendi haklarında da ta’kîbât-ı kânûniyye [kanunî takip] icrâsına Hâfız ‘Abdullah ‘Avni’nin vicâhında [yüzüne karşı] ve diğerlerinin gıyâbında [duruşmada bulunmaksızın] bi’l-ittifâk [oy birliğiyle] karâr verildi.

28 Temmuz 336



Copyright © 2011-2015 Taner Akçam: www.armenocide.net A Documentation of the Armenian Genocide in World War I. All rights reserved